Tonguç Yumruk'un Weblog'u
Anlık olaylar, fikirler, gudik ismail vs...

Sat, 22 Oct 2011

Bir önceki girdide APN listesi sorunumu çözdüğümden bahsemiştim. Yanılmışım. Telefon bir süre garip hareketlerle çalıştı. Kapatıp açtıktan sonra ise, APN listesinin yeniden boş olduğuna şahit oldum. Bir sonraki adım ise denemediğim son şeyi deneyip yıllardır kullandığım SIM kartımı değiştirmekti. Macera da burada başladı zaten...

Ofisten çıktıktan sonra bir Turkcell İletişim Merkezi'ne gittim. Yeni bir SIM kart istediğimi söyledim, telefonda NFC olmamasına rağmen elim değmişken 256K'lık, NFC destekli bir kart alayım dedim. Merkezdeki çalışan bana 10 - 15 dakika boyunca tarife paketleri ve cep telefonu satmaya çalıştıktan sonra sadede geldi ve SIM kartımı değiştiremeyeceğini söyledi. Bunun için gösterdiği gerekçe ise hattın üzerime kayıtlı olmaması. Hattı aldığım zaman yaşım daha 19 civarı birşey olduğundan hat babamın adına kayıtlıydı. Görünüşe göre Turkcell, telefonla işlem yaptığınız sürece kim olduğunuzu sadece bir iki soruyla doğrulamayı yeterli görürken SIM kart değişimi gibi basit bir işlemde özel sektör bürokrasisini tam güç devreye alıyordu. Tabii Turkcell çalışanına anlatamadığım şey hat sahibinin yüzlerce kilometre uzakta olduğu ve oradan kalkıp benim yanıma gelmesinin ne kolay ne de hızlı olmayacağı gerçeğiydi.

İlk TİM'in beni reddetmesi üzerine bir fikir geliştirdim. Fikir özünde şu gerçeğe dayanıyordu: 21. Yüzyılda Turkcell neden hala ıslak imza ve fiziksel olarak orada bulunma şartı koşuyordu? Aslında yapmak istedikleri şey anlaşılabilirdi. Değişiklik talebinin gerçekten hat sahibinden geldiğinden emin olmak istiyorlardı. Peki ıslak imzanın şart olduğu bu ortamda bunu nasıl başaracaklardı? Cevap bankaların yüzyıllardır yaptığı şeyde yatıyordu. Çok basitçe, eğer siz yüzlerce kilometre uzaktaki bir bankadaki hesapta bulunan paranın bir kısmını almak isterseniz yapmanız gereken tek şey yüzlerce kilometre mesafedeki kişinin gidip yakınındaki banka şubesine bir talimat vermesidir. Ardından şube bu talimatı alır, sizin bulunduğunuz yerdeki şube de size ödemeyi yapar. Oldukça basit bir düzenek.

Bu fikri Turkcell için de uygulayabileceğimizi düşündüm. Baban hemen yakınındaki TİM'e gidecek ve SIM kart değişkliği isteğini bildirecek, benim gittiği TİM ise bana SIM kartı verecekti. Ne yazık ki, ilkinden sora konuştuğum iki TİM de bu fikre pek sıcak yaklaşmadılar. Bunun üzerine son çare olarak Turkcell Müşteri Hizmetleri'ni aradım. Onları da ikna etme çalıştıysam da başarılı olamadım. En sonunda sorun babamın TİM'e gidip yeni bir SIM kart alıp bunu bana kargo ile yollaması ile sonuçlandı. Tabii SIM kartın alınmasından elime geçmesine kadar geçen 18 saatlik sürede SIM kartımın bloklandığını ve telefonumu kullanamadığımı belirtmeme gerek yok herhalde. Bir iletişim bağımlısı değilim, 18 saat telefonum kapalı olduğu zaman başım dönmüyor ama bir operatörün gereksiz bürokrasisi yüzünden bunu yaşıyor olmak kesinlikle gereksiz bir tatsızlık hissi yaratıyor.

SIM kartım bugün öğlen saatlerinde elime ulaştı. Takıp PIN korumasını kaldırdıktan ve telefonu yeniden başlattıktan sonra APN listesi yeniden düzelmişti. İnsanın data hattının çalışması güzel birşey.

[17:49] | [] | # | G! |

Wed, 19 Oct 2011

Geçtiğimiz günlerde Sony Ericsson Xperia Ray modeli bir telefonda tuhaf bir soruna denk geldim. Yarın öbür gün birilerine lazım olur düşünçesiyle blogda da bir yer etsin istedim.

Sorun Xperia Ray'in 3G şebekesi üzerinden veri iletişimi gerçekleştirmeyi becerememesi ile kendini gösterdi. Telefon Turkcell'den alınmış, üzerinde Turkcell'in binbir çeşit uygulamalarından zil sesine kadar herşeyi yüklü geliyor. Böyle bir telefonda Internet için gerekli ayarların da yapılı gelmesini beklerim ama bu telefonun bağlantı ayarları uygulamasını açtığımda hiçbir APN görünmüyordu. Sorunu önemsemedim, Turkcell müşteri hizmetlerini arayıp ayarları öğrendim ve manuel olarak ayar yaptım. Asıl eğlenceli durum burada kendini gösterdi: Yeni eklediğim APN listede görünmüyordu. İşin ilginci, APN yönetimi sağlayan bazı yazılımlar ile baktığımda APN'leri görebiliyordum.

Sevgili Google'ın da yardımıyla biraz arama yaptığımda, Xperia Mini, Xperia Mini Pro ve Xperia Arc'ta da insanların benzer sorunlar yaşadığına şahit oldum. Sorunun kaynağı konusunda bir açıklama olmasa da üç temel workaround öneriliyor:

Benim sorunum SIM kartımdaki PIN korumasını kaldırıp fabrika ayarlarına dönünce düzeldi. SIM kart değiştirmeyi denemedim ama deneyip başarısız olan birkaç yorum okudum. Yine de telefon güzelmiş, bu aralar bir Android telefon almayı düşünenlere tavsiye ederim.

[16:27] | [] | # | G! |

Thu, 23 Nov 2006

Aslında bu "Yerli Malı Ginger" diye hitap ettiğim "Erke" üzerine birşey yazmayı istemiyordum fakat şu yorumu görünce paylaşmadan duramadım:

İBRAHİM UÇAR 22.11.2006 18:40:52
Arkadaşlar fizik kanunları var deyip duruyorsunuz bu kanunları da insanoğlu buldu yine insanoğlu değistirebilir. İnanmak güç ançak doğru olabileceğinide düşünerek destek çıkalım adamlardaki hevesi kırmayın ne olur. Böyle şeylere ihtiyacımız var ve olacaktır…

Bu yorum beni anılarıma götürdü... Newton daha ortada yokken Leonardo Da Vinci ile nasıl Roma - Venedik arası uçtuğumuzu, Einstein'dan önce Gauss ile nasıl da ışıktan hızlı yolculuklara çıktığımızı hatırladım.

Hazır eski günlere dönmüşken bir anımı anlatayım... Heisenberg'in ortalıkta olmadığı, haliyle evrenin deterministik olduğu günler... Bir ara ışıktan hızlı gdip gelecekten bilgi getiren bir arkadaşım bana evrendeki tüm temel parçacıkların konum ve hız bilgilerini içeren bir CD vermişti. CD'yi gözlerimi kullanarak okuduktan sonra oturup biraz hesap yaptım ve sonraki on yıl boyunca tüm şans oyunlarının sonuçlarını öğrendi. İşte bugünkü servetimin en önemli kaynağı o zamanlarda sonucunu bildiğim şans oyunlarıdır.

[20:30] | [] | # | G! |

Wed, 22 Jun 2005

Bir süredir Windows yüklü olmayan bir Vaio alabilmek için İstanbul Bilişim Merkezi ile görüşüyordum. En son Sony'nin Merkezi ile görüşüp sonucu bildireceklerini söylemişlerdi. Bİr süredir kendilerinden ses seda çıkmaması üzerine kendilerine telefon ettim. Telefondaki satış elemanı Windows yüklü dizüstü istediğimi duyunca doğrudan doğruya "Sen ona yasadışı yollardan edindiğin, lisanssız Windows'unu yüklemek istiyorsun" tepkisini verdi. Yani bana açık ve net bir şekilde "hırsız" muamelesi yaptı. Evet, ben bilgisayarımda sadece ve sadece özgür yazılımlar kullanıyorum. Ben hırsızım!

[11:24] | [] | # | G! |

Tue, 14 Jun 2005

Yeni sevgilimle kavuşmak için bir süre daha akrabaları ile kavga etmem gerektiğini anlamıştım. Japonya'daki büyük dedeleri ile iletişime geçip sorunu kökünden çözme denemem ise başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Ben tam bunlarla uğraşırken şu anki sevgilim de kıyafetlerinin eskiliğinden yakınmaya başlamıştı. Hani haklıydı da, son 5 yıldır hep aynı kıyafeti giyiyordu. Bir değişiklik şarttı.

Perşembe akşamı PSU'dan gelen traktör sesi ile uyandım. O anda acil bir müdahale (tekme) ile gürültüyü azalttıysam da bir türlü tamamen kesilmedi. Cuma akşamı Ankara dışına çıkıp pazar akşamı döneceğimden Pazartesiye kadar dayanmasını umarak yola çıktım. Eve döndüğümde PSU'nun hala hayatta olduğunu görmek beni çok sevindirdiyse de artık gidici olduğu her halinden belliydi. Ben de bugün sevgilime yeni kıyafetler almak üzere çarşıya çıktım ve kendisine kraliçelere layık, Chieftec marka, godzilla boyutlarında, CX-01 diye bir kasa aldım.

Alet tam bir harika. Herşeyden önce baştan sona tornavida olmadan montajı yapılabilecek şekilde tasarlanmış. 6 tane HDD 2 tane floppy olmak üzere toplam 8 tane 3.5" yuvası ve 4 tane de 5¼" yuvası var. HDD yuvaları kızaklı ve işin güzel yanı kızaklar disklere vidalanarak değil geçmeli bir şekilde tutturuluyor. İlginç bir şekilde HDD yuvaları alıştığımız şekilde kasaya paralel değil, kasayı dik kesecek şekilde yerleştirilmiş. Yani disklerin arkasındaki kablolar kasanın yan tarafına bakıyor. Ben yuvarlatılmış IDE kabloları kullandığımdan bu durum bir sorun değil tabiiki. SATA kullanıcıları için ise zaten hiç mi hiç dert yok. 5¼" yuvalar ise yine kızak benzeri bir mekanizma kullanıyor fakat kullanım şekli HDD yuvalarından farklı. 5¼" yuvalara cihazı takarken iki yanından toplam dört adet kasanın yanında gelen özel vidalardan takıp sonra kasanın önünden arkaya doğru itekliyorsunuz. En arkada bir kilit mekanizması kilk diye bir ses ile sürücüleri yerlerine kilitliyor. Oldukça hoş bir sistem.

Kasa yanında 360W'lık bir PSU ile geliyor ki bu benim yakın zamanda kurmayı planladığım raid mekanizmasını da rahatça çalıştırabilmesini sağlıyor. Zaten sistemde fazla elektrik çeken bir donanım mevcut değil. PSU üzerinde soğutma için iki fan bulunuyor. Bunlardan biri alıştığımız şekilde kasanın içine bakıyor, diğeri ise alışılmadık şekilde PSU'nun altında ve kasanın içine bakıyor. Kasa sanki üzerine fan takılması için yaratılmış. Arkada bir adet 120mm çapında, bir yanında iki adet 90mm çapında diğer yanında ise HDD soğutma amacıyla tasarlanmış 3 adet 90mm çapında fan için yuva bulunuyor. Bu sayede sisteminiz ufak çaplı bir buzdolabı halini alabiliyor. Tabii ben bu makina ile aynı odada uyuduğum için ve kullandığım makina da ısınmaya fazla meyilli olmadığından PSU dışında fan takmadım.

Neyse, sonunda güzelim uptime'ımı (73 gün 13 saat olmuştu) kaybettim, web sitem 3 saat kadar down kaldı, ama açıkçası değdi. Şu anda ayağımın altında bir canavar olmasının huzuru hepsine değiyor doğrusu. Yakında yeni sevgilime kavuşunca bu sevgilime de bir DVD Writer takmak ve ek bir HDD ile RAID yapmak gibi fantaziler peşine düştüm şimdi. Sonra da üzerine FTP, Samba falan kurup adam gibi bir dosya sunucu sahibi olmayı planlıyorum.

Not: Sevgilimin ameliyat resimlerine buradan ulaşabilirsiniz.

[00:38] | [] | # | G! |
Elektrikli Posta
Uptime
1 yıl, 18 gün, 19 saat, 6 dakika
Çocuklara Bilgisayar
Kategoriler
/ (201)
  dev/ (13)
  kod/ (28)
  life/ (2)
  linux/ (38)
    freedays/ (2)
    senlik/ (0)
      2006/ (15)
  misc/ (58)
  mobil/ (3)
  musiki/ (18)
  net/ (10)
  tech/ (9)
  web/ (5)
Zaman Makinesi
< October 2011 >
SuMoTuWeThFrSa
       1
2 3 4 5 6 7 8
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031     
Kapı Komşuları
Güzel Siteler
Ivır zıvır
XML Feed

FSF Associate Member: 2040

Powered by PyBlosxom

Valid XHTML 1.0!